Kategoriler

6 Nisan 2016 Çarşamba

Yeni Bir Kitap #70# Otostopçunun Galaksi Rehberi

Haftanın kitabı beni çok heyecanlandıran bir kitap. Otostopçunun Galaksi Rehberi. Tabii ki her zamanki gibi arka kapak yazısını okumadan almıştım. Aslında sevgili D&R bir güne özel %50 indirim mesajı yollamasaydı uzun süre alınacaklar listemde kalmaya devam edecekti. Kabalcı'nın bu baskısı seri olan beş kitabı birden içermekte. Yani tek kitapla tüm hikaye elinizde :)




          Galaksinin Batı Sarmal Kolu'nun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, küçük ve sarı bir güneş vardır. Bu güneşin yörüngesinde ondan, kabaca yüz kırk sekiz milyon kilometre uzakta, tamamıyla önemsiz ve mavi-yeşil renkli, küçük bir gezegen dönerdi. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hala çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürler. Bu gezegenin şöyle bir sorunu vardı, daha doğrusu eskiden vardı: Üzerinde yaşayan halkın büyük bölümü çoğu zaman mutsuzdu. Bu sorun için pek çok çözüm önerilmişti; ama bunların çoğu genellikle küçük yeşil kağıt parçalarının hareketleriyle ilgiliydi. Bu da tuhaftı; çünkü aslında mutsuz olanlar yeşil renkli küçük kağıt parçaları değildi. Bu nedenle sorun varlığını sürdürdü; halkın çoğunun durumu kötüydü ve onların büyük bölümüyse sefildi, dijital kol saatleri olanlar bile. Her şeyden önce, ağaçlardan inmekle büyük bir hata ettiklerini düşünenlerin sayısı gün geçtikçe artıyordu. Bazıları ağaçlara çıkmanın bile yanlış bir hamle olduğunu ve hiç kimsenin okyanuslardan asla ayrılmamış olması gerektiğini söylüyordu.

          Sonra adamın birinin, değişiklik olsun diye bundan böyle halka nazik davranmanın ne kadar iyi olacağını dile getirdiği için bir ağaca çivilenmesinden yaklaşık iki bin yıl sonra, bir perşembe günü Rickmanworth'te küçük bir kafede tek başına oturan bir kız, bunca zamandır ters giden şeyin ne olduğunu birdenbire fark edip en sonunda dünyanın nasıl iyileştirilebileceğini ve mutluluğun hüküm sürdüğü bir yere dönüştürülebileceğini anlamıştı. Bu sefer doğru olanı bulmuştu, bu işe yarayacak ve hiç kimsenin bir yerlere çivilenmesi gerekmeyecekti.; ama ne yazıktır ki bir telefon bulup birilerine bundan söz edemeden korkunç, aptal bir felaket meydana geldi ve fikir sonsuza de yitip gitti. Bu, o kızın öyküsü değil, o korkunç, aptal felaketin ve onun doğurduğu bazı sonuçların öyküsüdür.

          Kısaca özetlemek gerekirse, tamamen sakin bir hayat yaşamak, hayatına temel yaşamsal fonksiyon olarak soğuk bira ve güzel çay içmek kavramını oturtmak isteyen, kendi halinde, üstelik fazlasıyla uysal bir adam Arthur Dent, bir sabah uyanır ve evinin saçma bir nedenle yıkılacağını öğrenir; ama bu yalnızca başlangıçtır. Daha birkaç saat geçmeden gezegeni yok edilecek ve yanında yol arkadaşı Ford Prefect, üstünde yıpranmış sabahlığı, elinde havlusuyla galaksi boyunca sürecek inanılmaz bir yolculuğa çıkacaktır...

                                                                                                                    Paniğe Kapılmayın....



Kitap daha başında sardı beni. Yazarının Doctor Who'da senarist olduğunu bilmem ısınmama yetti kitaba ama kitap beklediğimin de üstündeydi. Çok eğlenceliydi uzun zamandır bir kitabı okurken kahkaha atmamıştım. Kitap bittiğinde aklınızda soru kalmıyor ip uçları öylesine güzel birleştirilmiş ki :) Bayıla bayıla okudum. Okumam biraz zaman aldı çünkü kitap çok kalın o yüzden akşam gelirken işte bıraktım, işte de boş zamanlarımda okuyabildim sadece. Karakterler o kadar güzel yazılmış ki neden bunu yaptı şimdi demiyorsunuz. Benim gibi absürt komedi seviyorsanız kesinlikle okumanız gereken bir kitap. Kitabın filmi de çekilmiş ben daha filmini izleme şansı bulamadım ama oyuncuları tanıdığım için kitabı okurken onlar canlandı gözümde. Arthur Dent karakterini çok güzel seçmişler :D


1 yorum:

  1. Yaa senelerdir istiyorum şunu alıp okumayı. Çok eğlenerek okuyacağımı biliyorum ama boyutu gözümü korkutuyor. Hiç vaktim de yok. Paraya da kıyamadım okuyamayacağım korkusuyla. Oof of ben de istiyorum :D

    YanıtlaSil