Kategoriler

11 Nisan 2016 Pazartesi

Yeni Bir Film #64# Devil Wears Prada

Kız kıza gecelerin en eğlenceli yanlarından biri de film izlemek bence. Bizde aylar sonra film izlemeye kalkıştığımızda karar verdiğimiz film Şeytan Marka Giyer oldu. Klasik romantik komedilerden farkı ana karakterimizin sevgilisiyle olan ilişkilerinin ikinci planda kalmasıydı bence. Moda dünyası kesinlikle daha ilgi çekici :)




Yeni mezun Andy Sachs modayla hiçbir ilgisi olmamasına rağmen bir moda dergisine iş görüşmesine gider. Giydikleri yüzünden yargılanması içindeki asi tarafı çıkarır ve asistan olarak işleri halledebilmesinin, becerilerinin giyiminden daha önemli olduğuna dair nutuk çektikten sonra dergiden ayrılır. Ne var ki söyledikleri patronu Miranda Priestly'nin dikkatini çeker ve Andy'e bir şans vermeye karar verir.


Andy kısa süre sonra fark eder ki iyi bir yayın evinde hayallerinin işine girmenin tek yolu Miranda'nın yanında geçirmesi gereken bir yıldır. Bu bir yılı nasıl geçireceğiyle ilgili problemleri ise derginin moda editörü Nigel tarafından giderilir. Giderek moda dünyasının içine çekilen Andy sevgilisinden gitgide uzaklaşmaktadır. Acaba sonunda Andy'nin işi mi aşkı mı kazanacaktır??


Filmde bayıldığım şey Nigel oldu. Her kızın bir Nigel'a ihtiyacı var bence. Yapıcı eleştirinin kralını yaptı film boyunca. Andy'ye destek veren tek insan aynı zamanda. Filmi izleyince Miranda'ya neden şeytan denildiğini anlıyorsunuz. Tamamen şeytan kendisi. Belki dergi sektöründe zirvede kalmak için yaptıkları anlaşılabilir ama zirvede kalmak iyi bir şey mi diye sormadım değil. Anne Hattaway hep çirkin ördek yavrusundan kuğuya mı dönüşüyor filmlerde? Ben başka türlüsüne denk gelmedim sanırsam.

Film klasik, orta seviyede bir romantik komediden daha iyiydi bence. Çok sayıdaki ünlü konuğu da cabası. Vakit geçirmek için romantik komedi arıyorsanız iyi bir tercih olabilir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder