Kategoriler

30 Ekim 2015 Cuma

Yeni Bir Film #57# Crimson Peak

Bu haftanın Filmi 16 Ekim'de vizyona giren Kızıl Tepe. Ben yazın başından beri bu filmi beklediğim için ilk fırsatta filme gittim. Tamam sabah 11'de korku filmine gitmek biraz saçma olsa da o günün programında anca yer bulabildim kendisine.




Tom Hiddleston'ın filmleri genelde ülkemize gelmese de yönetmen Guillermo Del Toro (Pan'ın Labirenti) sayesinde dünya ile aynı anda vizyona girdi. Tom'un bu seneki diğer iki filmi Türkiye'de vizyona girmiyor maalesef. Ben Pan'ın Labirenti'ni de sinemada seyretmiştim ve değişik kurgusu çok hoşuma gitmişti. Yönetmen ve Tom'un kabiliyetini göz önüne alınca güzel bir film olacağını düşünerek gittim. (Açıkçası Tom'u izlemeye gittim film berbat olsa bile yakınmazdım).


Amerika'da yazar olma hayaliyle yaşayan Edith Cushing bir gün babasının iş yerinde genç ve yakışıklı biriyle tanışır. Yapacağı alet için destek istemeye gelen Thomas Sharpe ve kız kardeşi kasabada coşkuyla karşılansa da Bay Cushing tarafından reddedilir. Sharpe kendisi içi verilen baloda tüm gece boyunca Edith ile ilgilenirken, Bay Cushing Sharpe'den şüphelenir ve onu araştırması için dedektif tutar. Öğrendiklerinden hiç hoşlanmayan Bay Cushing Thomas'ı ve kız kardeşini kasabadan gitmeleri için uyarır. Ne yazık ki bir cinayete kurban gider ve kızı tek sığanacak dal olarak gördüğü Thomas Sharpe ile evlenir.


Aile işlerini sürdürmek için İngiltere'ye geri dönen Sharpe yanında genç karısını da götürür. Kızıl Tepe denilen bu evde bir yandan kocasının hayatına alışmaya çalışan Edith diğer yandan da gördüğü hayaletlerin ona ne anlatmaya çalıştığını anlamaya çalışır.


Hayalet hikayesi olmasına rağmen (Filmin ilk cümlesi Hayaletlere inanıyorum) hayaletlerin iletişim kurma tarzları bana biraz saçma geldi açıkçası. Korkmam gereken yerlerde sırıtarak izlemem dışında harika bir hikaye olmuş. İpuçlarını yavaş yavaş birleştirip sonuca ulaştığımız bir filmdi. Jessica Chastain'in bu filmdeki performansıyla normal hayattaki halini görünce kadının ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu anladım. Daha önce de izlediğim filmlerde olmasına rağmen ilk defa dikkatimi çekti. Jim Beaver benim Supernatural'da da severek izlediğim bir karaktere yer veriyordu fakat tipi değişmemiş olmasına rağmen karakteri o kadar farklı oynamış ki o olduğunu 10. dakikada anladım. Kıyafetler ve mekanlara gerçekten hayran kaldım. Hikayenin kendisi de sonu merak ettiren cinstendi. Sadece hayalet kısmını sevemedim ben. (Ben de sorun olabilir, bu güne kadar hiçbir film beni deli gibi korkutmadı çünkü) . Yine de IMDB'de 10 üzerinden 7 verilmiş ki bence 8'i hak eden bir film kendisi. Son yıllarda izlediğim en iyi korku filmlerinden biriydi.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder