Kategoriler

1 Mart 2015 Pazar

Yeni Bir Kitap #50# Aynı Yıldızın Altında

Herkese merhabalar. Bu yazıyı sıcağı sıcağına yazıyorum. Daha bugün bitirdim. Bir solukta bitti zaten. Dün başlamıştım kitaba. Çabuk okutan bir kitap kendisi.




Yıldızların hastalık ile sağlık, ölüm ile yaşam arasına çektiği ince çizgide gidip gelen iki gencin, sayılı günlerinde sonsuzluğu bulma hikayesi...

On altı yaşındaki kanser hastası Hazel Grace'in birkaç yıl daha yaşamasını garanti eden tıp mucizesine rağmen hastalığı ölümcüldür ve konulan teşhisle birlikte yıldızlar, öyküsünün son bölümünü çoktan kaleme almıştır.

Fakat Augustus Waters isimli, yakışıklı sürpriz karakter, Kanserli Çocuklar İçin Destek Grubu'nda boy gösterince Hazel'ın hayatı bambaşka bir yöne sapar ve bu zeki çocuğun çekimine karşı koyamayan kızın öyküsü yeniden yazılır.

John Green alçakgönüllü bir üslup ve son derece içten duygularla kaleme aldığı romanda hayatta kalma ve aşık olmanın komik, heyecan verici ve trajik yönlerini gözler önüne seriyor...


Tabii ki her zaman ana karakter çok güzel, karşı cins inanılmaz yakışıklı olur. Bu genellemenin dışında kitap çok güzel bir kitaptı. Hastalığıyla barışık, sonlarını kabul eden Hazel ve Gus çok iyi bir ikili olmuş. Birbirlerini anlayabilen, aynı ama bir o kadar da farklı bir çift yaratmış Green.  İlk defa bir kitapta sinir olduğum bir karakter yoktu. Şey belki Van Houten dışında. Kanser hastası bir kızın öyküsünü yazan bu adam çok hoşuma giden bir şekilde kitabı yarım bırakmış. Hayat sizi yarıda bırakıyor, kitap neden olmasın? Karakter ölür, kitap biter. Cümlenin neresinde olduğunuz önemli değildir.

Kitabı sevdim, Herkesin söyledi gibi sonu hüngür hüngür ağlatmadı beni.( İşyerinde ağlamam kötü olurdu yani bir artı bile sayabiliriz bence.) Hazel ve Gus'ın  aşkı çok hoşuma gitti. John Green'in diğer kitaplarını da okumak istedim, öyle akıcı bir dili var. Herkesin söylediklerine kulak tıkayıp sıfırdan başlarsanız daha çok zevk alırsınız bence. Ben film afişinden Hazel'ın hasta olduğunu ve herkesin ısrarla sonu çok acıklı demesi dışında bir şey bilmiyordum. Arka kapağı okumamıştım bile. Ve hayal kırıklığına uğramadım böylece.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder