Kategoriler

26 Ekim 2014 Pazar

Yeni Bir Kitap #49# Anna Karenina

Herkese merhabalar. Bu haftaki kitabımızın maalesef kendi görselleri yok. Kitap bitince arkadaşıma verdim çünkü. Ama çok eski bir kitaptı zaten o basımı değil yayın evini bulamazdınız. Arka yazısıda yoktu o yüzden gene netten aldığım tanıtım yazısıyla başlıyorum.



Anna Karenina benim okuduğum en mükemmel, en kusursuz, en derin ve en zengin roman. Tolstoy'un her şeyi gören, herkesin hakkını veren hiçbir ışığı, hareketi, ruhsal dalgalanmayı, şüpheyi, gölgeyi kaçırmayan, inanılmayacak kadar dikkatli, açık, kesin ve zekice bakışı, bu romanın sayfaları çevirdikçe okura, "evet, hayat böyle bir şeyi" dedirtir. Yarıştan önceki bir atın diriliğini, mutsuz bir bürokratın yavaş yavaş düştüğü yanlızlığı, bir kadın kahramanının üst dudağını, bir büyük ailedeki dalgalanmaları, hep birlikte yaşanşn hayatlar içinde tek tek insanların inanılmaz ve hayattan da gerçek kişisel özelliklerini Tolstoy mucizeye varan bir edebi yetenek, hoşgörü ve sanatla önümüze seriverir. Roman sanatı konusunda eğitim için okunacak, defalarca okunacak,ilk roman Anna Karenina'dır. Nabokov'un bu büyük roman hakkındaki sonsözü ise tolstoy'un mirasçısı bir başka büyük yazarın edebiyat, roman ve hayat konusunda vazgeçilmez bir dersi niteliğinde. (İletişim Yayıncılık arka kapak yazısı)



Anna Karenina kocası Karenin'le sakin bir hayat sürmektedir. Bir gün kardeşi Stiva'nın karısını artık aldatmayacağına Dolli'yi ikna etmek üzere çağırılıp Moskova'ya gider. Orada Vronskiy'le tanışır. Bu yakışıklı adam görür görmez Anna'ya aşık olmuştur ve Anna'dan bir karşılık görebilmek için her şeyi boşverir. Anna'nın peşinde St. Petersburg'a gelir, Anna'nın arkadaş  çevresine girer ve Anna'nın duvarlarını yıkacağı günü beklemeye başlar.

Vronskiy'e aşık olan Kitty, onun için Levin'in evlilik teklifini reddeder. Vronskiy onu Anna için bıraktığında ise hastalanır ve tedavi için Avrupa'ya gider. Reddedilen Levin ise kendini çiftliğinin işlerine verip hayatının aşkını unutmaya çalışır. 

Benim yorumlarıma gelecek olursak; Anna psikolojik sorunları olan genç bir kadın. Vronskiy'in onu sevdiğini ispat etmek için yaptığı hiçbir şey tam olarak ikna edemiyor ve ilk fırsatta "Beni artık sevmiyor." diye düşünüp insana fenalıklar getiriyor. Zavallı Levin reddedilmenin acısını uzun uzun tarım ve işçiler üzerine konuşarak ve düşünerek geçiriyor. Kitabı bu kadar uzun sürede bitirebilmemin sebebi bu tarım konularıydı. 

Zavallı Karenin duygularını ifade edemezken en büyük yücelikleri gösterip durdu. Kitap boyunca nasıl bu kadar bağışlayıcı olduğunu düşünüp durdum. Sevdiği karısının mutlu olmasından başka bir derdi yoktu, kendi acı çekse bile.

Sonuç olarak, sempatik bulduğum Levin'in tarım konuşmaları olmasa çabuk bitecek bir kitaptı. Tabii ki rus işçilerinin durumu anlatılmak üzere eklenmiş bölümler ama birazcık daha kısaltılabilirdi bence. Sonlara doğru Levin'in varoluşçu düşünceleri bana evlisin, mutlusun daha neye kafanı takıyorsun dedirtti ama bu kısım o kadar sürmedi. 15 isimli ruslar birazcık sorun çıkarttı okurken, kimden bahsettiğini anlamam birazcık zaman aldı çünkü Katherine isimli birinin adını Kitty diye kısaltmaları kafa karıştırıyor. Yavaş, zor okutan bir kitaptı. Ama klasiklerden hoşlanıyorsanız okunabilecek bir kitap bence. Bir Milena'ya Mektuplar değil yani ;) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder