Kategoriler

10 Mart 2014 Pazartesi

Yeni Bir Kitap #32# Çalıkuşu

Biliyorsunuz iki ay önce Rizzoli & Isles serisi başladım. Tabii her ay arkadaşımla belirlediğimiz kitabı okumak için ara vermek durumunda kaldım. Geçen ayın kitabı Çalıkuşuydu. Ben de Rizzoli & Isles serisini  bölmeden ardarda anlatmak için Çalıkuşu'nun yazısını öne aldım.

Bu açıklamadan sonra. Kitaba geçersek eğer; tahmin edersiniz ki kitabı seçmemin sebebi dizisiydi. Ben diziyi izlemiyorum ama çok popüler oldu ve arkadaşım da okumamış olduğundan seçtim. Herkese tek tek kitabı anlatmaktan gına gelmişti.




Reşat Nuri Güntekin'in 1922 yılında ilk kez Vakit gazetesinde tefrika edilen en tanınmış eseridir. Fransız Lisesi mezunu gencecik, delişmen bir kız olan Feride'nin serüveni yaşadığı derin hayal kırıklığı sonrasında nişanlısını, ailesini İstanbul'da bırakarak Anadolu'nun küçük nir köyüne öğretmen olmasıyla başlar. Daha sonra bu köyü diğer kasabalar, şehirler izler. Önceleri her gittiği yerde Kurtuluş Savaşı'nın etkileri görülür, güç koşulların, sefaletin izlerine rastlanır. Sonraları farklı kültürlerden gelen, genç, yalnız ve bağımsız bir kızın toplumsal yaşamdaki zorlukları, çatışan değer yargıları, karşısına dikilen çıkar ilişkileri, Feride'nin iç dünyasındaki fırtınalar ve derin yalnızlıkla iç içe geçerek okurun karşısına çıkar. ÇALIKUŞU, gerçekçi yönelimin ilk örneklerinden olan bir başyapıttır. (Kitap yorumu yerine başlarını özetledim. Dolayısıyla spoiler yemek istemiyorsanız devam etmemenizi öneririm.)


Kitap Feride'nin çocukluğuyla başlıyor. Garibim annesini kaybetmiş, babası da büyüyüp güzelleşen bu kızcağız askerlerin elinde büyümesin diye İstanbul'a anneannesinin yanına getiriyor. Ve Fransız okuluna yazdırıyor. Zavallı Feride'cik babasının da ölüm haberini alınca teyzeleri ve anneannesi kalıyor hayatta. Bir gün kuzeni Kamran'nın evin misafirlerinden biriyle bir ağaç altında fısır fısır konuştuğuna tanık oluyor. Kamran Feride'yi susturmak için hediyeler alıyor, sürekli okulunda ziyarete başlıyor. Tüm arkadaşları aşk maceralarını anlattığı için kendi de bir hikaye uyduruyor ve baş role Kamran'ı yerleştiriveriyor. Kamran'ın onu sürekli ziyaret etmesi de hikayesine yardımcı oluyor. O yaz Tekirdağ'a başka bir teyzesini ziyarete giden Feride'yi bir zaman sonra Kamran'da izliyor. İşgüzar kuzen sağ olsun Kamran, Feride ile nişanlanıyor. Tabii Feride'nin dört yıl okulu var daha. Kamran'da yurt dışına meslek öğrenmeye gidiyor. Dört sene sonra nikah kıyılmadan 3 gece önce gelen bir kadın Feride'ye verdiği mektuplar işin seyrini değiştiriyor. Kamran'ın başka bir kadına yazdıklarını okuyan Feride evden ayrılıp kendi yolunu çizmeye karar veriyor.

Bundan sonrası Anadolu'da geçiyor. Kitabın asıl amacı Anadolu'yu anlatmak zaten. Feride, Kamran hikaye. Feride'nin yaşadıklarını anlatarak Anadolu'nun halini anlatıyor.

İnanılmaz sürükleyici bir kitap. Beni iki günde bitirdim sanırsam. Kamran'a sinir oldum. Hem gidip aldatmış ama hem de kendini haklı çıkarmak için saçmalıyor. Hala düşündükçe sinirleniyorum. Ama Kamran'ı geçersek güzel kitap. Bence herkesin okuması gereken kitaplardan biri. Satın almak için, kitapsihirbazı. Dizi nedeniyle fiyatları uçuk biraz demedi demeyin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder