Yeni Bir Kitap #29# Jane Eyre

12:00

Herkese mutlu haftalar :) Bu haftanın kitabı arkadaşımla yeni başladığımız kitap kulübünün ilk kitabıydı. Biz kendimiz başlattık. Dedik ki her ay bir kitap okuyalım, sonra oturur kitap hakkında konuşuruz. Kasım gibi karar verdik ama Ocak'a kadar anca kitaba karar verebildik. Şubat ayı için de Çalıkuşu seçtik. Ben zaten okudum,ama okuyalı 10 yılı geçti. Kitabımı vermişim birine kalmış onda. Yenisini almak için bahane anlayacağınız.




Arkadaşım kitabı evde bulmuş, bense okuyayım diye alıp kenara koymuşum. İyi ki yeniden almadan önce elimdeki kitaplara bir bakmışım. Martı yayınlarından, Tam metin yazıyor ve kopukluklar yok yazıda. Ama arkadaşımınki daha küçük yazılı ve daha fazla sayfa olunca acaba kesinti var mı dedim kendi kendime. Hikaye kesilmeden devam ediyor.

Kitabın arkasına bakalım;

Yayınlandığı ilk günden itibaren edebiyat dünyasına bir bomba gibi düşen Jane Eyre, çok geçmeden bütün okurların ve eleştirmenlerin gönlünde taht kurmayı başarmıştır. Kimsesiz bir çocuk olarak baskı altında geçen yılların ardından, kendi ayaklarının üzerinde durmayı başaran özgür ruhlu genç kadın, patronunun sakin ve gizemli doğası karşısında, yüreğine daha fazla söz geçiremeyerek yenik düşer. Ama her aşkın bir bedeli vardır ve herkes kendi payına düşeni ödemek zorundadır.

Charlotte Brontë 'nin tartışmasız herkes tarafından başyapıt olarak nitelenen bu ölümsüz eseri tutkulu romantizmi ve büyüleyici diliyle halen bütün zamanların en büyük aşk hikayelerinden biri olma özelliğini koruyor.



Kitaba bayıldım. Bir klasik olmayı sonuna kadar hak eden bir kitap. Ben iş yerinde okuyordu kitabı, evde başka kitap okuyordum. İş ve ev arası 20 dakika olunca ve bazen kitap okuyamayacak kadar yoğun geçince işte bir tane, evde bir tane okumaya başladım. Bunun bir nedeni de Gabriel'in Cehennemi'ni küçücük çocukların önünde okumak istemememdi. Ama kitap o kadar sürükleyiciydi ki eve götürdüm, bilgisayar açmadan geçen bir akşam sonunda kitabı bitirdim. Gerçekten çok sürükleyici bir kitap. Böyle akıcı kitaplara bayılıyorum. Yaşadım sanki kitabı okurken. Jane ile üzüldüm, Jane ile sevindim. İlk yirmi sayfada çok kötü oldum zaten; yazık Jane'in anne babası ölmüş, dayısı almış yanına ama o da ölmüş sonra. Yengesi ve kuzenleriyle kalıyor ama hiçbiri sevmiyor Jane'i. Surat asmasın, yapmacık şekilde gülsün itaat etsin istiyorlar. Jane'de kitaplarıyla boş bir oda dışında bir şey istemiyor. Ama kuzenleri bunu bile çok görüyor ona. En sonunda çok kötü bir yatılı bir okula yolluyor yengesi Jane'i. Tatillerde de orda kalmasını sağlayarak, bir daha geri dönmeyeceğinden emin oluyor. Sonra Jane büyüyor, öğretmen oluyor. Bir süre sonra okuldan ayrılmak isteyince gazeteye ilan veriyor. Jane o okula ayak bastıktan sonra ayaklarının üzerinde nasıl durduğunu görüyoruz.

Ben kitaba bayıldım. Uzun zamandır okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Kesinlikle tavsiye ederim. Zaten  Brontë  kardeşler başarısını ispatlamış edebiyatta. Diğer kitaplarını da en kısa zamanda okumak istiyorum. Siz de okumak isterseniz kitapsihirbazından alabilirsiniz. 

  • Share:

You Might Also Like

0 yorum