Yeni Bir Dizi #28# Fringe

12:00

Merhabalar :) Bugünün konuğu ben bu diziyi nasıl yazmamışım daha önce dedirten Fringe. Boş bir haftamda 3 sezonu bitirip sabırsızlıkla 4. sezonu beklemiştim. J.J. Abrams'ın ellerinden çıkan dizi Anna Torv'a rağmen izlettiriyor kendisini.



Fringe ne demekle başlayalım önce. Fringe saçak, kenar basmak gibi anlamlara sahip. Ama başka bir anlamı daha var. Dizi de adını buradan alıyor. Uç fikirleri olan azınlık demekmiş Fringe. Dizide de FBI kimsenin çözrmediği garip olayları çözmek için Fringe'i kuruyor. FBI ajanı Olivia Dunham'ı da böylece mental sorunları olan Walter Bishop ile çalışmaya zorlanıyor. Walter'ın FBI ile çalışabilmesi için oğlunun gözetiminde çıkarılması gerekiyor akıl hastanesinden. Böylece Peter Bishop zorla sürükleniyor işin içine.


Bir bilimkurgu dizisi olarak Fringe normal olaylarla açıklanamayan olayları ele alıyor. Bir süre sonra işin içine paralel evrenler giriyor. Benim hoşuma giden bölümler bu paralel evrenli bölümler. Başka şekilde davransak nasıl biri olurduk sorusunun cevabını gözleriyle görebiliyor kahramanlarımız. Tabii çok büyük bir değişim yaşayanları da var küçük değişimler yaşayanları da. Mesela Olivia orada gene Fringe bölümünde çalışıyor ama farklı tercihler saçını kızıl kendisini de daha neşeli yapmış. Öteki Walter ise yaşadığı ağır kayıp nedeniyle kendini işine vermiş, bakan olmuş. 


Değişik fikirleri ve davranışlarıyla benim dizideki favori karakterim Walter. Akıl hastahanesinde 17 yıl geçirmiş olmasına rağmen hala zeki, hala işe yarar. Babasının izinden gitmemekte kararlı Peter'ın ise babasından aşağı kalır yanı yok. Olivia'da dar görüşlü olmamasıyla burada. Olanın ötesine bakabildiği için. 


Dizinin kendisi ilgi çekici olduğu gibi geçişlerde verdikleri resimlerle de ilgi çekiyor. Her bir resim bir harf ifade ediyor ve bölüm boyunca aynı sırayla toplandığında bir kelime oluşturuyor. Bölümle ilgili bir kelime oluyor diye hatırlıyorum ben. Sürükleyici senaryosu ile tam 100 bölümde bitti Fringe. Güzel başlayıp, güzel bitti, bitmesin diye çok uğraştılar ama bir cuma günü dizisiydi ve bu tehlikeli bir gün Amerika'da. 


Dizinin sevmediğim tek yanı Olivia'yı oynayan Anna Torv oldu. Bana çok soğuk geldi kendisi. Joshua Jackson'ın karşısında daha da belli oluyordu bu özelliği. Karakteri de biraz soğuk, mesafeli olduğundan iyice soğudum Anna Torv'dan. John Noble ve ve Joshua Jackson canlarım benim. 

    
                                       


                                        

Bilim kurgu sevenler kesinlikle göz atsın derim. Arkadaşım Fringe'in The X Files'dan özendiğini söyledi. Ama X Files izlemediğim için aradaki farkı tam bilemiyorum. Ama hatırladığım kadarıyla X Files daha çok uzaylılarla ilgiliyken burada paralel evrenlere bakıyoruz. Yine de merak ettim karşılaştırmasını yapmak istiyorum. 

  • Share:

You Might Also Like

2 yorum

  1. hayatımın dizisi! bir kimyager adayı olarak resmen uyumadan yemeden içmeden izledim ve çok kısa sürede bitirdim! bütün arkadaşlarımı bunalttım anlata anlata, izlemeden biliyorlar herşeyi :D Peter'a zaten aşığım, ama Olivia'ya bayıldım dizideki karakteri zaten soğuktu ve bence mükemmel bi oyunculuktu, paralel evrendeki Oliviya'yla Peter'ı öğrenince o soğukluğundan eser kalmadı nasıl ağladı canım ya resmen ben de hüngür hüngür anladım :D daha dün akşam ders çalışırken düşünüyordum tekrar izleyip bitirsem mi diye, iyi oldu bu yazın başlayacağım yine :D sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben staj için beklerken 3 sezonu izleyivermiştim yazın. Sonrada Peter'a noldu diye diye gezinmiştim 3 ay. Güzel dizi. Peter şahane zaten de benim favorim Walter :D

      Sil