Kategoriler

11 Ağustos 2013 Pazar

Yeni Bir Film #8# Chasing Liberty

Merhabalar :) Bu hafta neden bilgisayarıma indirdiğim hakkında en ufak bir fikrim olmayan, ama izledikçe eğlendiğim bir filmle karşınızdayım :)




Türkçe ismi "Aşkın Peşinde" olan film 2004 yapımı ve IMDB'den 10 üzerinden 5,9 almış. Klasik filmlerden biri aslında. Kızla erkek aşık olur. Ya kız ya da erkek yalan söyler. Diğeri bunu öğrenince gurur yapar ayrılır falan filan. Filmin başrollerinde Mathew Goode (severim kendisini) ve Mandy Moore var.


Anna Foster (Mandy Moore) 6 yıldır görevde olan Amerikan Başkanı'nın biricik kızıdır. Babası kızı hakkında endişelendiğinden

Anna ne zaman dışarı çıksa peşine bol miktarda ajan takar. Anna bu durumdan bıkmıştır. Politik ziyaret için Prag'a Anna ailesiyle

anlaşma yapar. O görevlerini yerine getircek karşılığında da eski bir arkadaşıyla konsere gidecektir. Sadece iki ajanla birlikte.

Başkan buna izin verir ama kızının haberi yokken daha fazla ajan yollar. Anna bunu farkettiğinde konser alanında karşılaştığı Ben Calder'dan (Mathew Goode)

kendisini ordan uzaklaştırmaasını ister. Anna'nın bilmediği şey, Ben'in de bir ajan olduğudur. Kızının Ben ile rahat olduğunu gören başkan Ben'e görev verir,

böylece kızı istediği özgürlüğe ulaşmış, başkanın da gözü arkada kalmamış olacaktır. Ben ile Anna Berlin'deki Aşk yürüyüşüne gitmek için yola çıkarlar.

Yanlışlıkla Viyana trenine binen ikili Berlin'e ulaşmak için şehir şehir gezmek zorunda kalırlar.

Filmi izledikten sonra sizin için böyle yazmış kenara koymuşum. Filmi izler izlemez yazmak daha kolay oluyor :)

Film boyunca aklıma takılan tek şey (herkesin başkanın kızını dünyanın her yerinde tanıması dışında. Obama'nın kızı gelse arka bahçede dursa tanımam değil kalabalık içinde.) 23 yaşında biri nasıl Gizli Servis'e girebiliyor. Mathew Goode'yi sanırım Dead Like Me'de izlemiştim (Yok Callum Blue'ymuş o). Ben Leap Year'da izlemiştim. Onu da gelecek hafta yazarım.

İyi pazarlar :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder